Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

“Savunmamız Üç Temel İlkeye Dayanır.1-Topa Sürekli Baskı, 2-Topu Atış Alanından Uzakta Tutmak, 3-Pasın Asla Pası Veren Oyuncuya Geri verilmemesini sağlamak.-Bob HUGGINS”

angryacoach“Antrenörüm bana bağırdı.”

“Antrenörüm niçin beni sürekli olarak eleştiriyor.”

“Antrenörüm çok sert bir yapıya sahip.”

“Antrenörüm bana iyi davranmıyor.”

“Antrenörler niçin küfrederler?”

Yukarı da belirttiğimiz bütün yakınmalar spora yeni başlayan genç sporcular tarafından ortaya konmaktadır. Bazen, genç sporcuların belirttikleri serzenişler doğru antrenör davranışlarının çocukça yanlış anlaşılması olarak kabul edilebilir. Bazen ise, antrenörlerin doğru olmayan, saldırgan, yakışıksız, tacizkar davranışlarının doğru olarak ortaya konmasıdır. Arada ki farkı açıklayabilir misiniz?

Virginia’daki Lewis Gale Klinik’te spor psikoloğu olarak çalışan John Heil şöyle diyor,” Sporcu ile antrenör arasında olumlu bir ilişki olmalıdır. Bu olumlu ilişki karşılıklı anlayış, iletişim ve saygıyı içermelidir. Eğer ilişkilerde saydığımız değerler yoksa sporun hassasiyet dolu atmosferi antrenör, sporcu ve veliler arasında ciddi sorunların çıkmasına neden olur.”

 

VELİLELERİN VARLIĞI

John Heil konuşmasına devam ederek,

“Belli bir olaya dayanarak antrenörün davranışını yargılamak doğru olmaz. Sürekli kaba saba konuşmalar ve davranışlar içinde ise çocuklara devamlı zarar veren bir durum ve ortam var demektir. Veliler antrenörü değerlendirirlerken bir tek olayla değil genel davranışları ile değerlendirilmelidirler. Yoğun çalışan ve kendisini çalışmaya veren bir antrenörün çalışmanın en ağır anında söyleyebileceği bir söz oyuncular tarafından hoşgörü ile karşılanabilir ama çalışmaları seyrek izleyenler tarafından aynı hoşgörünün ortaya konması pek beklenmez. Bazen antreman ve oyuncular ortak davranışları bir biçimde benimserler. Bu ilişki karı-koca ilişkilerindeki ortak davranış ve anlayışa benzer.” diyor.

New York Iona Üniversitesi spor psikolojisi uzmanı uzmanlarından Julian Morrow, “Küçük ve yıldız takımı oyuncularının meydana gelen hadiseleri yorumlamaları ile yetinmem. Veliler antrenörlerin davranışlarını da bizzat gözlemlemelidirler. Eğer, bir şeyler yapmak gerekiyorsa, konu özel olarak yalnızca antrenör ile görüşülerek çözümlenmeye çalışılmalı, konuşma kesinlikle tehdit ve korkutma havasına sokulmamalıdır. Buna rağmen antrenörün davranışlarından tatmin olmadı iseniz, tereddütleriniz varsa ve değişmeyeceğine inandı iseniz yetkilerle görüşmenizde yarar vardır.” diyor.

Heil şöyle diyor, ”Toparlayabildiğiniz kadar fazla bilgiyi toplayın ve antrenörden bir randevu almak için ısrarcı olun. Eğer antrenör antrenmandan sonra görüşelim diyorsa, bilin ki randevu yarar sağlayacaktır.”

Gerek Heil ve gerekse Morrow genç sporcuların sorunlarını doğrudan doğruya antrenörleri ile çözmeleri gerektiğine inanıyorlar. Ancak yapılacak görüşmelerin yeri, zamanı ve konusuna ilişkin olarak çocuklar velileri tarafından yönlendirilebilirler. Gençleri hassas konularda antrenörleri ile konuşacak ve tartışacak sosyal yeteneklere sahip olmayabilirler. Genç takım oyuncuları, sorunlarını çözerken antrenörlerini otorite ve liderliklerini tartışmamalıdırlar. Antrenörleri ile yapacakları görüşmenin olumlu geçmesi için gayret göstermelidirler.

ÖRNEK: Bana anlatmak istediklerinizi tam olarak kavrayamadım. Bana tam olarak neler yapmam gerektiğini anlatır mısınız?

TARZ VE DAVRANIŞ

Morrow’a göre antrenörler öncelikle oyuncuları ile kendi iletişim yöntemlerini belirlemelidir. Belirlenecek iletişim yöntemleri çalışmaların en başında oyunculara anlatılmalıdır.

Örneğin;”Antreman da veya maçta seni eleştiriyorsam, ya sana bir şeyi öğretmeye veya düzeltmeye çalışıyorumdur. Söylemeye çalıştıklarım senin kişiliğine değil davranışlarınla, yaptığın hareketlerle ilgilidir”. Kritik durumlarda antrenörler temel davranışları içine girmelidirler. Sporcular, antrenörlerinin bu tür davranışlarını hem sezinlemelidirler hem de anlamalıdırlar. Antrenörler daha sonra pişman olacakları davranış ve sözlerden uzak durmaya çalışmalıdırlar. Eğer davranış ve söyledikleri ile çizgi dışına taşarlarsa durumu düzeltmek için çaba göstermelidirler.

Antremanlarda ve maçlarda oyuncularını ortaya çıkabilecek değişik ruhsal ve duygusal ortama hazırlamaya çalışan antrenörün daha başka görevleri de yerine getirebilmesi antrenör-oyuncu arasında ki iletişimi geliştireceği gibi, sahadaki görmek istemediğimiz tatsız olayların ortadan kalkmasına veya azalmasına da yardımcı olur. Dallas’ta spor danışmanlığı yapan ve dört değişik dalda antrenörlük yapan Keith Zembower. antrenörlere şu tavsiyede bulunuyor;

-Oyuncularınızı azarlamayın. Sporun temel amacı 0yunculara güven kazandırmaktır. Aksine davranış onları güvensizliğe itmektedir. Acı söz söylemekten ve küçültücü davranışlardan kesinlikle kaçının.

-Antrenörlük yaşantınız boyunca oyuncularınızı küçük düşürecek söz söylemeyin. Örneğin; “Seni aptal, o hatayı nasıl tekrarlarsın.” Bunun yerine daha ciddi bir ses tonu ile, “Aynı hatayı ikinci defa yapıyorsun. “Söyleyeceklerimi iyice dinle ve hatayı bir daha tekrarlama.” diyebilirsiniz.

- Oyuncularınıza istediklerinizi küfretmeden anlatmaya çalışın. Dil ne kadar sert olursa oyuncular o kadar etkilenirler. Özellikle genç oyuncular daha çok etkilenirler. İnsan olma özelliğiniz ve niteliğinizi ciddi olarak uygulayın. Antrenör olarak, oyuncularınızdan anne, babaları ile konuşamayacak tarzda kimseyle konuşmamalarını isteyin ve sizde aynı biçimde davranın.

-Sözlerinizi dikkatli sarf edin. Söylediğiniz ama sonradan hatırlamayacağınız olumsuz sözcükler bazı çocuklar tarafından hatırlanacak, daha ileri yıllarda siz ve takımınız için büyük sorunlar yaratacak olaylara neden olabilir. Örneğin: ”Bazen, sizin rakiplerimizi mağlup edecek kadar akıllı olmadığınıza inanıyorum. Sözcükleri yorumlaması zayıf olan bir çocuk bu sözü başka manalara çekebilir. Daha güzel bir örnek.:” Sizler rakiplerinizi yenecek kadar akıllısınız. Şimdi yenmek için ne yapmanız gerektiğini konuşalım.” olabilir.

-Dürüst Olun: Oyuncularınızla bire bir ilişki kurun. Onlarla özel görüşmeler yapın ve onlardan neler beklediğinizi açık, açık belirtin. Eğer hatalarınızı düzeltmeniz gerekiyorsa veya maçta oyundan almanız gerekiyorsa nedenini açıklayın. Belki bundan hoşlanmayabilirler ama en azından bu davranışınızı anlayacaklardır. Örneğin:”Seni oyundan alıyorum çünkü rakibin reboundlar da senden üstün. Senden daha çok rebound alacak, daha çok mücadele edecek başka bir arkadaşını oyuna sokmak zorundayım.” diyebilirsiniz.

-Oyuncularınızla konuşurken ve onlara karşı davranışlarınızda hep aynı tarz ve davranış içinde olun. Kuralları çiğneyen kim olursa olsun herkesi aynı şekilde cezalandırın veya ödüllendirin. Oyuncularınızın gözünde saygınlığınızı kaybetmek istemiyorsanız en iyi oyuncunuza davrandığınız biçimde diğer oyuncularınıza da aynen davranmalısınız.

-Oyuncularınızın hatalarını mümkünse anında düzeltin. Hatayı düzeltmek için sizin ve oyuncunuzun boş bir anını yakalamak için gecikmeniz, öğretme açısından büyük bir kayba uğrayacağınızı unutmayın. Hata yapılır, yapılmaz, gerekirse bağırarak müdahale etmeniz iyi bir antrenörlük örneğidir. Bağırmanız kesinlikle sözlü taciz olarak kabul edilmemelidir. Örneğin bir guard oyuncusuna bağırıyor iseniz,” Atış yapılır yapılmaz hemen savunmaya koş.” diye bağırabilirsiniz.

-Oyuncularınızı eleştirdikten sonra onlara daha yumuşak ve şefkatli yaklaşın. Ayrıca, doğruların nasıl yapılması gerektiğini anlaşılır bir biçimde anlatın. Bir oyuncunun yaptığı hatadan dolayı üzerine gitmeniz doğaldır, ancak, hemen ardından yapmasını istediğiniz hareketin doğru olarak nasıl yapılmasını hem anlatın, hem de mümkünse gösterin. Örneğin; “Sayıyı sabırsız olduğun için kaçırdın. Topu en az dört kez paslaşmadan sonra kullanman gerekirdi. Haydi, bir daha deneyelim. Bakalım ne yapacaksın.”diyebilirsiniz.

-Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin. Evde veya işte iken bile, kafanızda önemli bir maçın sıkışık bir anını yaratıp, kendinizi nasıl çözüm geliştireceğinize alıştırın. Kafanızda oluşturduğunuz çözümleri gerçek olaylarla karşılaşınca uygulayabilirsiniz. Örneğin; “Eğer hakem yanlış bir düdük çalarsa, sesinizi yükseltmeden kararı tartışmaya çalışacağım.” gibi bir zihinsel hazırlık içinde olabilirisiniz.

OYUNCUNUN ANTRENÖRÜ

Zembower diyor ki, ”Antrenörler arasında oyuncuların sevdiği antrenör olarak tanınmak yönünde güçlü bir eğilim vardır. Bunun sonucu oyuncularla arkadaş olmak, daha az kural koymak, oyunculardan daha az istekte bulunmak eğilimi içine girerler. Kanımca antrenörler bu tür davranışlardan uzak durmalıdırlar. Ciddi antrenör ve öğretmenler artık pek benimsenmemektedirler. Ancak bu tür antrenörler oyuncuların yaşamları üzerinde çok etkilidirler. Bu etkiyi olumlu bir biçime çevirmek için antrenörlerin ağızlarını bozmaya gerekleri de yoktur.

Morrow konuya şöyle yaklaşıyor.,” Antrenörler ya iletişim veya hassasiyet eğitim programlarına katılmaktadırlar. Piyasa sadece eski antrenörlerinin yaptıklarını taklit eden veya sporun gerektirdiği sosyal ve psikolojik konulardan bihaber veya yetersiz bilgiye sahip genç antrenörlerle doludur. İletişim yeteneklerini geliştirmemiş bir çok genç antrenör yaptıkları hatalarla ve olumsuz davranışlarla çocukların davranış ve ruhsal yapılarında uzun süre devam edecek olumsuzluklara neden olurlar. Doğru olan ikili kişisel ilişkiler antrenör-oyuncu-veli ilişkileri hem eğlenceli, hem verimli ve hem de uzun süren dostlukların var olmasını sağlar.”

Eğer;

 1-Oyuncularınıza konuştuğunuzdan daha çok bağırıyorsanız,

 2-Antrenör sözlüğünüzde küfür etmek alışıla gelmiş bir yer alıyorsa,

 3-Oyuncularınızla bire-bir konuşmalar, dertleşmeler olmuyorsa,

4-Herhangi bir iletişim, geliştirme kursundan geçmedi iseniz ve bu konularda herhangi bir şey okumadı iseniz,

5-Oyuncularınıza ve velilerine kendinizi kabul ettiremedi iseniz,

6-Hep aynı oyuncular azar işitiyor ve uyarlıyorlarsa,

7-Hiçbir düzeltme yapmadan sadece azarlıyor iseniz,

8-Hata yaptığınızı hiçbir zaman kabul etmiyorsanız,

9-Oyucularınız sizi dinlemiyorlarsa,

10-Siz oyuncularınızı hiç dinlemiyor iseniz, oyuncularınızla aranızda bir iletişim eksikliği var demektir.

Son Makaleler

Sevdirin Basketbolu

Başarılı Antrenör

Hızlı Hücüm